What's Hot
Editor Choice

Handaniye Camii

Handaniye cami savaşta hasar görmüş. Kıble tarafından giren top içeride patlamış ve caminin içini viraneye dönüştürmüş.  Bu sırada oradan geçmekte olan bir kadının ölmesi nedeniyle sokağa kadının adı verilerek “ilk top şehidi habba” denilmiş.

Zülkariye beylerbeyi mehmet paşa’nın kethüdası abdullah oğlu handan ağa tarafından yaptırılmış. 1575, 1596 tarihleri arasında yapıldığı tahmin edilmektedir. 1797 tarihinde hacı abdullah tarafından yenilenmiş, minare ise oğlu mustafa tarafından eklenmiş. Taş işçiliğinin güzelliği ile dikkat çeken caminin taç kapısı tamamen kündekaridir. Taç kapının hemen  üzerinde yer alan ahşap müezzin mahfilinin altı son derece güzel bir ahşap işçiliği sergiler. Ortasında yer alan mukarnaslı sarkıt tek parça ahşaptan yapılmıştır. Siyah beyaz taşlarla örülmüş mihrabın iki tarafında köşk denilen, duvar içinden çıkılan iki mimber vardır.

Minaresinin taş işçiliği de özeldir. Şerefenin oturduğu bingi kısmını oluşturan mukarnaslar yukarı doğru açılarak üçgen şeklini alır. Altında çini tabaklar sıralanır.

Yemiş (Maarif) Han

Yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen hanın, 1900’lü yılların başlarında yapıldığı düşünülmektedir. Osmanlı han mimari tipolojisi içinde iki katlı, tek avlulu hanlar grubuna girmektedir. Klasik osmanlı hanlarından ayrılan bazı yönleri vardır ki; mekanlar avluyu dört taraftan kuşatmayıp, sadece güney ve kuzeyden çevrelemektedir. Güney tarafta yer alan mekanlar tek katlı, kuzey taraftakiler ise iki katlı olarak inşa edilmiştir. Aynı şekilde plan tipi de diğer hanlarda görülmemektedir. Kuzey kanadının alt katındaki mekanlar avlu ile irtibatı bulunmayan ve caddeye açılan dükkanlardan ibarettir. Üst kat ise bir revakın arkasına yerleştirilen yolcu odaları şeklinde tanzim edilmiştir. Güney kanatta avluya açılan 15 mekan yer almaktadır. Hanın ahır kısmı her biri üç sıra halinde doğu batı istikametinde yedişer ayak üzerine oturtulan çapraz tonozlu otuziki hacimden meydana gelmektedir. Yemiş (maarif) hanı, belediye hanının restorasyon programı dahilinde ele alınarak 2004 yılında restore edilmiştir.

Şire (Belediye) Han

Han, 1885/1886 yıllarında halep valisi cemil bey’in emriyle kaymakam rüstem bey ve belediye reisi mustafa ağa tarafından belediyenin imkanları ile yaptırılmıştır. Hanın mimarı kirkor, nakkâşı ise ali efendi’nin oğlu abbas’tır.

Yapı tek avlulu, iki katlı osmanlı hanları grubuna girmektedir. Klasik osmanlı han mimarisinin birçok özelliklerini üzerinde taşıyan eser, dikdörtgen planlıdır. Yapı, ‘yolcu ve iş hanı’ olarak inşa edilmiştir. Zemin kattaki mekanlar dükkan, depo ve ahır olarak, üst katta bulunan odalar ise yolcuların ikamet etmesi için yapılmıştır. Avlu, dört taraftan mekanlarla çevrelenmiş olup, güney kısımdaki hacimlerin arkasında  doğu-batı yönünde iki sahın halinde uzanan ahır bölümü yer almaktadır. Avlunun ortasında ilk yapıldığı dönemlerde hanın su ihtiyacını karşılamak amacıyla bir kuyu bulunmaktayken, daha sonra bu kuyu kapatılarak avlu zemininden iki basamak aşağıya inilerek ulaşılan şadırvan yapılmıştır. Hanın üst katı doğu, batı ve kuzey taraftan kuşatan revaklarla çevrelenmiştir.

Tuz Han

Herhangi bir inşa kitabesi veya vakfiyesi mevcut olmayan tuz hanın, ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Fakat eserin adı, hicri 11. Yüzyıla ait antep şer’i mahkeme sicilleri’nde ve antep’e ilk kez 1648 yılında gelen evliya çelebi seyahatnamesi’nde geçmektedir. Bu nedenle, tuz hanının 16.yüzyılın sonlarında inşa edildiği düşünülmektedir.

Yapı, osmanlı han mimarisi içinde tek avlulu, iki katlı hanlar grubuna girmektedir. Hanın işlevine uygun olarak, zemin kattaki mekanlar depo, ahır ve dükkan olarak, üst katta yer alan odalar ise yolcuların konaklaması amacıyla yapılmıştır. Hanın caddeye bakan cephesinde, doğrudan caddeye açılan dükkanlar bulunmaktadır. Hanın ikinci katı, avluyu dört taraftan kuşatan revaklardan ve bunların arkasına yerleştirilen odalardan meydana gelmektedir. Hanın kuzeybatı köşesinde geniş bir alanı kaplayan ve ?yüksek kahve? adıyla meşhur kahvehane bulunmaktadır. Han oldukça sade olup yalnızca kuzey cümle kapısı siyah-beyaz taşlardan oluşturulmuştur. Hanın giriş kapısı dışındaki kısımlarda sarımtırak renkte küfeki kesme taşı görülmektedir.

Pürsefa Han

G aziantep Mevlevihanesi?nin karşısında yer alan Pürsefa Han?ın kapısındaki kitabede, yapım tarihi olarak 1887 yılı yazıyor. Ancak han, bu tarihten önce 2 defa yanmış. İlk inşa tarihinin 400 yıl önce olduğu tahmin ediliyor. Tarih boyunca, konaklama ve sabun imalâthânesi gibi çeşitli amaçlar için kullanılan han, 2008 yılında restore edilerek Gaziantep?e kazandırılmış. Günümüzde turistik eşya satan dükkânlar, lokanta, kafeterya ve tatlıcı dükkânlarının yer aldığı bir turistik mekân olarak hizmet veriyor.

Tütün Han

Herhangi bir inşa veya onarım kitabesi mevcut olmayan tütün han’ına ait en eski bilgi, şer’i mahkeme sicillerinde geçmektedir. 1754 tarihli vesikada ?taşradan antep’e gelen ve mukataası (götürü ve iş verme yetkisi) hacı mehmet’in uhdesinde bulunan tütünler eskiden beri tütün han’ında satılır, gümrüğü de burada alınırdı? denilmektedir. Eskiden beri tütünlerin burada alınıp satılması, eserin 1754 yılından daha önceki bir tarihte yapıldığını ortaya koymaktadır. Osmanlı topraklarında tütünün, 17. Yüzyılda yaygınlık kazanmaya başladığı bilinmektedir. Ayrıca 1735 yılında antep’te tütüncü esnafının bulunduğunun bilinmesi bu hanın tarihinin 1754 yılından daha öncesine gittiğini kesin olarak göstermektedir. 19. Yüzyılda hanın bilinen ilk sahibi nur ali ağa oğlu hüseyin ağa’dır. 2007 yılında vakıflar bölge müdürlüğü tarafından restore edilmiştir

Zincirli Bedesten

1781 yılında Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan bedesten yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak yerlerinden birisidir.

Çekirdekçi (Emirali) Han

1719 yılında inşa edilmiş olan han, sekkakoğlu. Esseyit ali bey tarafından yaptırılmış olup, mimarı bilinmemektedir.

Osmanlı han mimari tipolojisinde tek avlulu, iki katlı hanlar grubuna giren yapı,  düzgün olmayan dikdörtgen şeklinde bir plana sahiptir. Avlu, zemin katta dört taraftan, üst katta ise iki taraftan revakla çevrelenmiştir. Günümüze orijinal olarak gelen tek revak güney revaktır. Han oldukça sade olup, yalnızca avlunun doğu kısmında avluya açılan hacimlerin ön duvarları kapı ve pencere kemerleri hizasına kadar siyah ve beyaz kesme taş ile örülerek iç kısımda bir hareketlilik sağlanmıştır. Eserin orijinal kısımlarında sarımtırak renkte küfeki kesme taş, sonradan yapıldığı tahmin edilen kısımda ise siyah ve beyaz kesme taş kullanılmıştır.  Üst kattaki mekanlar yolcuların konaklaması için, alt kattaki mekanlar ise depo ve ahır olarak kullanılmak üzere yapılmıştır. Ayrıca hanın kuzey cephesinde mağara şeklindeki bir hacim de ahır vazifesi görmektedir ki bunu gaziantep?te meyilli arazi üzerine kurulan birçok handa görmekteyiz.

Anadolu Han

Hanın ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemekle beraber 19. Yüzyılın başlarında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Osmanlı han mimarisi içinde iki avlulu, iki katlı hanlar grubuna girmektedir. Yapı “yolcu hanı” olarak inşa edilmiş olup, zemin katındaki mekanlar depo ve ahır olarak, üst katlarda yer alan odalar ise yolcuların konaklaması amacıyla yapılmıştır. Doğu-batı istikametinde uzanan yapıda görülen plan tipi diğer hanlarda uygulanmamıştır. Hanın, çarpık plandaki birinci avlusu iki yönden, yine çarpık şekildeki ikinci avlusu da üç yönden çeşitli ebat ve şekillerdeki mekanlarla çevrelenmiştir. Oldukça sade inşa edilen han, 1985 yılında vakıflar bölge müdürlüğü tarafından restore edilmiştir.